İyi huylu prostat büyümesi, yaşın ilerlemesiyle birlikte erkeklerde idrar kesesinin altındaki prostat bezinin doğal bir şekilde hacim kazanarak içinden geçen idrar yolunu daraltması durumudur. Kanserle hiçbir ilişkisi olmayan bu hücresel genişleme, tamamen doku yaşlanması ve yaşa bağlı hormonal değişimlerin bir sonucudur. Elli yaşını aşan erkeklerin önemli bir bölümünde ortaya çıkan bu süreç mesane üzerine fiziksel bir baskı uygulayarak boşaltım sisteminin normal dinamiğini değiştirir. Erkek sağlığında en sık karşılaşılan durumlardan biri olan bu büyüme, doğru zamanda fark edildiğinde yaşam kalitesinden ödün vermeden güvenle yönetilebilen, son derece olağan bir bedensel değişimdir.
Üroloji Uzmanı
1979 Ankara doğumlu Prof. Dr. Berkan Reşorlu, tıp eğitimini 1997-2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi’nde, üroloji uzmanlığını ise 2003-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Akademik olarak 2013 yılında doçent, 2022 yılında profesör ünvanı almıştır.
Endoskopik taş cerrahisi alanında geniş serili çalışmalara imza atmış, 1 yaş altı çocuklarda uygulanan cerrahileri literatüre kazandırmış, taş skorlama sistemi ve deneysel cerrahi modelleriyle uluslararası alanda kabul görmüştür.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Nedir ve Vücutta Neden Olur?
Prostat, erkek üreme sisteminin vazgeçilmez bir parçası olan idrar kesesinin (mesane) hemen altında bulunan ve mesaneden çıkarak penise doğru ilerleyen idrar kanalını bir yüzük gibi çepeçevre saran salgı bezidir. Temel görevi, meninin sıvı kısmını oluşturarak üreme hücrelerinin hayatta kalmasını ve taşınmasını sağlamaktır. Sağlıklı genç bir erkekte ortalama bir ceviz büyüklüğünde ve yaklaşık yirmi gram ağırlığında olan bu bez, yaşamın belirli dönemlerinde büyüme atakları yaşar.
İlk büyük değişim ergenlik döneminde gerçekleşir ve bez hacmini ikiye katlar. İkinci ve asıl uzun süreli büyüme evresi ise yirmi beşli yaşların ortalarında başlar ve erkeğin ömrünün sonuna kadar çok yavaş ama kesintisiz bir şekilde devam eder.
Büyümenin altında yatan temel mekanizma, yaşlanma süreci ve erkeklik hormonlarının bez üzerindeki etkileşimidir. Vücuttaki testosteron hormonu, prostat hücrelerinin içerisine girdiğinde özel bir enzim aracılığıyla çok daha güçlü ve aktif bir form olan dihidrotestosteron maddesine dönüşür. Yaş ilerledikçe prostat bezinin bu güçlü hormona karşı duyarlılığı artar. Bu duyarlılık artışı, prostatın özellikle idrar kanalına en yakın olan iç kısımlarındaki hücrelerin durmaksızın çoğalmasına yol açar. Hücre sayısı arttıkça prostatın iç hacmi genişler ve tam ortasından geçen idrar kanalına dışarıdan fiziksel bir baskı uygulamaya başlar. Daralan kanal, idrarın rahatça dışarı atılmasını engeller ve hastalık süreci böylece başlamış olur.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Sürecinde Mesane Kası Nasıl Etkilenir?
Prostat bezi idrar kanalını yavaş yavaş sıkıştırmaya başladığında, vücut bu yeni engeli aşabilmek için inanılmaz bir adaptasyon sürecine girer. İdrar torbası, yani mesane, aslında kaslardan oluşan esnek bir depodur. Kanal daraldığında, mesane idrarı dışarı atabilmek, o direnci yenebilmek için çok daha güçlü kasılmak zorunda kalır. Tıpkı ağırlık kaldıran bir sporcunun kol kaslarının zamanla irileşmesi ve kalınlaşması gibi, mesanenin duvarını oluşturan kaslar da sürekli aşırı efor sarf etmekten dolayı zamanla kalınlaşır. Başlangıçta bu kalınlaşma işe yarar ve kişi idrarını bir şekilde yapmaya devam eder.
Ancak aylar ve yıllar geçtikçe, sürekli zorlanan mesane kası yorulmaya başlar. Kalınlaşan mesane duvarı, o eski sağlıklı esnekliğini ve genişleme kapasitesini kaybeder. Esnekliğini yitiren mesane, çok az miktarda idrar dolduğunda bile hemen gerilir ve beyne “tuvalete gitmeliyim” sinyali gönderir. Sürecin en son ve en istenmeyen aşamasında ise mesane kası tamamen pes eder, kasılma yeteneğini büyük ölçüde yitirir ve kişi ne kadar zorlanırsa zorlansın idrarını dışarı atamaz hale gelir.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Hangi Günlük Şikayetlere Yol Açarak Yaşam Kalitesini Düşürür?
İdrar kanalının tıkanması ve mesanenin yorulması, günlük hayatta çok çeşitli ve can sıkıcı belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler genellikle üç ana kategoriye ayrılır: Depolama, boşaltma ve işeme sonrası şikayetleri. Depolama sorunları, mesanenin az önce bahsedilen esnekliğini kaybetmesinden kaynaklanır. Kişi, gündüzleri çok sık tuvalete gitme ihtiyacı hisseder. Özellikle gece uykusunun en tatlı yerinde defalarca tuvalete kalkmak zorunda kalmak, kaliteli uykuyu imkansız hale getirir. Ertesi gün yaşanan aşırı yorgunluk ve odaklanma sorunlarının temel nedeni budur. Bazen tuvalete gitme hissi o kadar ani ve şiddetli gelir ki kişi tuvaleti bulana kadar idrar kaçırma problemiyle karşı karşıya kalabilir. Bu durum uzun otobüs yolculuklarını, sinema veya tiyatro etkinliklerini birer kabusa dönüştürebilir.
Boşaltma şikayetleri ise prostatın yolu fiziksel olarak tıkamasının doğrudan sonucudur. Kişi tuvalete gittiğinde idrarın hemen başlamadığını, bir süre beklemesi gerektiğini fark eder. İdrar tazyiki eski gücünde değildir, akım zayıflamıştır ve çoğu zaman karın kaslarını sıkarak, ıkınarak idrarı dışarı atmak zorunda kalınır. İşeme sonrası şikayetlerde ise, tuvaletten çıkarken idrarın tam boşalmadığı, geride bir miktar idrar kaldığı hissi hastayı rahatsız etmeye devam eder. Tüm bu durumlar göz önüne alındığında, en sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:
- Sık idrara çıkma
- Gece idrara kalkma
- Ani idrar sıkışması
- İdrar kaçırma
- İdrar tazyikinde azalma
- İdrara başlamada bekleme
- Çatallı işeme
- Kesik kesik işeme
- İdrarın tam boşalmadığı hissi
- İşeme sonrası damlama
İyi Huylu Prostat Büyümesi Teşhisi İçin Doktor Muayenesinde Neler Yapılır?
Şikayetler yaşam kalitesini düşürmeye başladığında, doğru bir tıbbi değerlendirme şarttır. Süreç öncelikle hastanın detaylı bir şekilde dinlenmesiyle başlar. Kullanılan mevcut ilaçlar, geçirilmiş ameliyatlar ve genel sağlık durumu gözden geçirilir. Ardından tüm dünyada standart olarak uygulanan, hastanın son bir ay içerisindeki tuvalet alışkanlıklarını puanlayan özel bir anket doldurulur. Bu anket, şikayetlerin hafif, orta veya şiddetli kategorilerinden hangisinde yer aldığını objektif olarak görmeyi sağlar.
Fiziksel muayene aşamasında ise, prostatın durumunu anlamak için parmakla prostat muayenesi uygulanır. Birçok erkeğin çekindiği, utanarak ertelediği bu muayene aslında sadece birkaç saniye süren, ağrısız ve teşhis için hayati önem taşıyan bir işlemdir. Prostat, anatomi gereği kalın bağırsağın son kısmına çok yakın komşudur. Bu muayene sayesinde prostatın ne kadar büyüdüğü, kıvamının nasıl olduğu, yüzeyinin düzgün olup olmadığı çok net bir şekilde hissedilir. Eğer muayene sırasında prostat üzerinde sertleşmiş, düzensiz bir bölge veya bir nodül fark edilirse, bu durum farklı hastalıkların habercisi olabileceğinden teşhis süreci derinleştirilir.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Teşhisinde Hangi Tetkikler İstenir?
Sadece dinlemek ve muayene etmek her zaman tam bir tablo sunmaz; vücudun iç dinamiklerini gösteren bazı testlere de ihtiyaç duyulur. Öncelikle prostat hücreleri tarafından üretilip kana karışan özel bir protein olan PSA (Prostat Spesifik Antijen) seviyesi kanda ölçülür. Böbreklerin, idrarın geri tepmesi nedeniyle zarar görüp görmediğini anlamak için kanda kreatinin değerine bakılır. İdrar yollarında gizli bir enfeksiyon, kanama veya kum dökme gibi durumların olup olmadığını kontrol etmek amacıyla mutlaka basit bir idrar tahlili yapılır.
İdrar akımının ne kadar bozulduğunu matematiksel olarak ölçmek için üroflovmetri adı verilen son derece basit bir test uygulanır. Hasta, özel olarak tasarlanmış bilgisayarlı bir kaba normal bir şekilde idrarını yapar ve bu cihaz idrarın saniyede kaç mililitre hızla aktığını, kesintiye uğrayıp uğramadığını bir grafik halinde çizer. Son olarak işeme bittikten sonra ultrasonografi cihazı ile mesaneye bakılarak içeride hiç idrar kalıp kalmadığı, kaldıysa miktarının tehlikeli boyutlarda olup olmadığı ölçülür. Tüm bu süreçte uygulanan temel testler şunlardır:
- Kan tahlili
- İdrar tahlili
- Üroflovmetri
- Ultrasonografi
İyi Huylu Prostat Büyümesi İle Prostat Kanseri Arasında Gizli Bir Bağlantı Var mıdır?
Toplum içerisinde en çok korkulan ve kulaktan kulağa en çok yayılan yanlış bilgi, prostat büyümesinin zamanla kansere dönüştüğü inancıdır. İyi huylu prostat büyümesi ile prostat kanseri tamamen birbirinden bağımsız, farklı mekanizmalarla gelişen iki ayrı durumdur. Büyüyen prostat hücreleri, yıllar geçse de kanser hücrelerine dönüşmezler. Prostat büyümesi bezin iç kısmında idrar yolunu tıkayarak belirti verirken; prostat kanseri genellikle bezin dış kabuğa yakın dış kısımlarında sinsi bir şekilde başlar ve çoğu zaman ilk aşamalarda hiçbir idrar yapma zorluğuna yol açmaz.
Ancak bu noktada çok önemli bir detay vardır. Her iki durum da genellikle elli yaş ve üzerindeki erkekleri hedef aldığı için, bir hastada hem iyi huylu büyüme hem de henüz belirti vermemiş bir kanser dokusu aynı anda bulunabilir. Kişi sırf idrar şikayetleri iyi huylu bir büyümeden kaynaklanıyor diye kanser taramalarını ihmal etmemelidir. İkisinin birbiriyle doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olmamakla birlikte aynı organda eş zamanlı var olabilme ihtimalleri, düzenli tıbbi kontrollerin aksatılmamasını zorunlu kılar.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Tedavisinde Kullanılan İlaç Seçenekleri Nelerdir?
Şikayetler hastanın günlük hayatını, uykusunu ve sosyal yaşantısını bozacak seviyeye ulaştığında ilk adım genellikle ilaç tedavisidir. İlaçlar temelde iki farklı çalışma prensibine sahiptir. İlk grup ilaçlar, prostatın ve idrar torbası boynunun düz kaslarını hedef alarak onları gevşetmeye yarar. İdrar yolunu sıkan prostat dokusunu, boğazı çok sıkan dar bir gömlek yakasına benzetebiliriz; bu ilaçlar o yakanın düğmesini açarak idrar yolunun anında genişlemesini ve hastanın günler içerisinde rahatça idrar yapabilmesini sağlar. Ancak bu ilaçlar prostatın fiziksel boyutunu küçültmezler, sadece yolu geçici olarak genişletirler ve ilacın etkisi geçince şikayetler geri döner.
İkinci grup ilaçlar ise doğrudan prostatın hacmini küçültmeye odaklanır. Testosteron hormonunun, prostatı büyüten aktif formuna dönüşmesini sağlayan enzimin çalışmasını bloke ederler. Bu sayede hücre çoğalması durur ve aylar içerisinde prostat bezi yüzde yirmi beşlere varan oranlarda küçülür. Tıpkı suya batırılmış bir süngerin yavaş yavaş suyunu kaybederek büzüşmesi gibi prostat dokusu ufalar ve idrar yoluna yaptığı fiziksel baskı ortadan kalkar. Büyük prostatı olan hastalarda bu iki farklı ilaç grubunun aynı anda kullanılması, tedavi başarısını çok daha yüksek noktalara taşır.
İyi Huylu Prostat Büyümesi İlaçlarının Olası Yan Etkileri Nelerdir?
Her tıbbi tedavide olduğu gibi, prostat ilaçlarının da bazı istenmeyen etkileri olabilir, ancak bu yan etkiler genellikle kalıcı değildir ve tedavi bırakıldığında ortadan kaybolurlar. Kası gevşeten ilaçlar, vücuttaki bazı damarları da hafifçe genişletebileceği için, özellikle sabahları yataktan aniden kalkıldığında tansiyonun anlık olarak düşmesine ve baş dönmesine neden olabilir. Bu durumu engellemek için ilacın genellikle gece yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir.
Prostat boyutunu küçülten ilaçlar ise hormon mekanizması üzerinden çalıştıkları için, uzun dönem kullanımlarda cinsel istekte hafif bir azalmaya yol açabilirler. Hastaları en çok şaşırtan yan etki ise meninin dışarı çıkmaması durumudur. İdrar yolu genişlediği için, cinsel birliktelik sonrasında meni dışarı atılmak yerine daha az dirençli olan gerideki idrar torbasının içine doğru kaçabilir. Bu kesinlikle tehlikeli veya sağlığa zararlı bir durum değildir, meni daha sonra ilk idrarla birlikte dışarı atılır. Genel olarak karşılaşılabilecek yan etkiler aşağıdaki gibidir:
- Baş dönmesi
- Halsizlik
- Tansiyon düşüklüğü
- Cinsel istekte azalma
- Meni miktarında azalma
- Geriye boşalma
İyi Huylu Prostat Büyümesi İçin Cerrahi Müdahale Ne Zaman Kaçınılmaz Hale Gelir?
Birçok hasta ilaç tedavisiyle yıllarca rahat bir hayat sürdürebilirken, bazen süreç ilaçlarla kontrol edilemez bir noktaya ulaşır. Şikayetler ilaçlara rağmen azalmıyorsa veya ilaçların yan etkileri kişinin hayatını zorlaştırıyorsa ameliyat seçenekleri masaya yatırılır. Ancak bazı durumlar vardır ki bu noktalarda ameliyat bir tercih olmaktan çıkıp tıbbi bir zorunluluğa dönüşür.
Eğer mesane idrarı tam boşaltamıyor ve geride sürekli kirli idrar kalıyorsa, bu idrar zamanla tortulaşarak mesane içinde büyük taşların oluşmasına neden olabilir. İçeride kalan idrar sürekli olarak enfeksiyon üretmeye başlayıp hastayı sık sık ateşli hastalıklara sürüklüyorsa tehlike çanları çalıyor demektir. En kritik aşama ise, geride kalan idrarın oluşturduğu yüksek basıncın böbreklere doğru geri tepmesi ve sessiz sedasız böbrek yetmezliğine yol açmasıdır. Bazen de prostat aniden idrar yolunu tamamen tıkar, hasta hiç idrar yapamaz hale gelir ve acil serviste idrar sondası takılmak zorunda kalınır. Bu gibi durumlar kalıcı bir hasar oluşmadan önce cerrahi müdahalenin yapılması gerektiğini gösterir. Cerrahiyi zorunlu kılan temel nedenler şunlardır:
- Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları
- Böbrek fonksiyonlarında bozulma
- Mesane taşları
- Tekrarlayan idrar kanamaları
- İdrar yapamama durumu
- Sonda takılma zorunluluğu
İyi Huylu Prostat Büyümesi Ameliyatlarında Hangi Geleneksel Yöntemler Uygulanır?
Tarihsel sürece bakıldığında, iyi huylu prostat büyümesi cerrahisinde yıllarca iki temel yöntem kullanılmıştır. İlki, çok uzun yıllar boyunca altın standart olarak kabul edilen kapalı prostat ameliyatıdır. Bu yöntemde idrar kanalından özel bir kamera ve aletle girilerek büyüyen prostat dokusu, elektrik enerjisi yardımıyla içeriden küçük talaş parçaları gibi kazınarak temizlenir. Çok büyük olmayan prostatlarda başarılı sonuçlar veren bu yöntem prostatın boyutu büyüdükçe riskli hale gelmeye başlar. İşlem süresinin uzaması, kanama miktarının artması ve iyileşme sürecinin zahmetli olması yöntemin zayıf yönleridir.
Diğer geleneksel yöntem ise açık prostat ameliyatıdır. Çok büyük prostatlarda mecburen başvurulan bu yöntemde hastanın alt karın bölgesine bir kesi yapılarak mesaneye ulaşılır ve büyüyen prostat dokusu cerrahın parmağı yardımıyla fiziksel olarak dışarı çıkarılır. Kesi yapılması, iyileşme süresinin çok uzun olması, hastanede günlerce yatış gerektirmesi, enfeksiyon ve kanama risklerinin nispeten daha yüksek olması nedeniyle modern dünyada açık cerrahinin kullanım alanı her geçen gün giderek daralmaktadır.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Tedavisinde Lazer Teknolojileri Nasıl Bir Devrim Yaratmıştır?
Gelişen medikal teknoloji ile birlikte prostat cerrahisinde yeni bir çağ başlamıştır. Özellikle lazer enerjisinin kullanıldığı kapalı ameliyat teknikleri, geleneksel yöntemlerin dezavantajlarını ortadan kaldırmıştır. Bu yeni yöntemlerin çalışma mantığını anlamak için prostatı bir portakala benzetebiliriz. Prostatın dışındaki sağlıklı zar kısmı portakalın kabuğu, içindeki idrar yolunu tıkayan büyümüş hastalıklı doku ise portakalın meyve kısmıdır. Lazer cerrahisi ile idrar kanalından girilir ve özel lazer ışınları sayesinde, tıpkı portakalın meyvesini kabuğundan ayırır gibi, büyüyen prostat dokusu dış zardan tamamen soyularak bütün halinde ayrılır.
Ayrılan bu büyük doku idrar torbasının içine itilir. Ardından özel bir cihaz yardımıyla mesane içerisindeki bu doku kıyma haline getirilerek küçük parçalar halinde vakumla dışarı alınır. Lazer ışınları sadece dokuyu kesmekle kalmaz, aynı zamanda kestiği yerdeki kan damarlarını anında mühürleyerek kanamayı durdurur. Bu sayede açık ameliyat gerektiren devasa boyutlardaki prostatlar bile kanamasız, kesisiz ve çok güvenli bir şekilde tamamen temizlenebilir. Hastalar genellikle ameliyatın ertesi günü sondalarından kurtularak normal hayatlarına dönüş yaparlar. İçeride büyüyen doku hiçbir kalıntı bırakılmadan tamamen çıkarıldığı için, hastalığın yıllar sonra tekrarlama ihtimali sıfıra yakındır.
İyi Huylu Prostat Büyümesi Ameliyatı Sonrası İyileşme Sürecinde Hastaları Neler Bekler?
Ameliyat ne kadar başarılı ve yüksek teknolojiyle yapılmış olursa olsun, vücudun kendini onarması için belirli bir zamana ihtiyacı vardır. Prostatın içerisindeki devasa doku çıkarıldığında, orada bir boşluk ve iyileşmeyi bekleyen geniş bir yara yüzeyi kalır. Bu bölgeden idrar geçerken, ilk haftalarda hastalar hafif bir yanma, sızlama veya ani bir şekilde tuvalete gitme ihtiyacı hissedebilirler. Kabuk bağlayan yara yüzeyinden idrara zaman zaman hafif pembe renkli kanamaların karışması son derece doğal bir iyileşme belirtisidir.
Ayrıca yıllar boyunca büyüyen prostatın baskısıyla tembelleşmiş olan pelvik taban kasları, önlerindeki engel birdenbire kalktığında hemen adapte olamayabilir. Bu kaslar güçlenene ve idrar tutma refleksleri yeniden tam kapasiteyle çalışmaya başlayana kadar, özellikle öksürürken, gülerken veya ağır kaldırırken birkaç hafta boyunca hafif idrar kaçırmaları yaşanabilir. İyileşme sürecinde yaşanabilecek geçici durumlar şunlardır:
- Geçici idrarda yanma
- Hafif kanamalar
- Kısa süreli idrar kaçırma
- Sık idrara çıkma ihtiyacı
- Ani sıkışma hissi
İyi Huylu Prostat Büyümesi Şikayetlerini Hafifletmek İçin Hangi Beslenme Değişiklikleri Yapılmalıdır?
Tedavi sürecinin en büyük destekçilerinden biri de hastanın günlük yaşamında ve beslenme alışkanlıklarında yapacağı bilinçli düzenlemelerdir. Öncelikle alınan sıvıların kalitesi ve zamanlaması büyük önem taşır. Gece uykusundan sürekli tuvalet ihtiyacıyla uyanmamak için, akşam yemeğinden sonra sıvı tüketimini ciddi oranda azaltmak, yatmadan en az iki saat önce su içmeyi bırakmak çok pratik ama etkili bir çözümdür.
Mesanenin iç yüzeyi bazı yiyecek ve içeceklere karşı çok hassastır. Özellikle kahve gibi yoğun kafein içeren içecekler, asitli gıdalar ve alkol, idrar torbasını doğrudan uyararak ani kasılmalara ve aşırı sıkışma hissine neden olur. Bu tür irritan maddelerin tüketimini sınırlandırmak şikayetlerde gözle görülür bir rahatlama sağlar. Ayrıca kabızlık durumunda kalın bağırsak doğrudan prostat ve mesaneye baskı yapacağı için idrar yapma zorluğu daha da artar. Bunu önlemek adına bol lifli, sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek prostat sağlığı için altın değerindedir. Şikayetleri artırabileceğinden uzak durulması veya azaltılması gerekenler şunlardır:
- Kafeinli içecekler
- Alkol
- Asitli meyve suları
- Acı baharatlar
- Aşırı tuzlu gıdalar
İyi Huylu Prostat Büyümesi Olan Kişiler Günlük Hayatlarında Nelere Dikkat Etmelidir?
Beslenme dışında bazı fiziksel alışkanlıklar da mesanenin görevini daha rahat yapmasına yardımcı olur. Tuvalete gidildiğinde mesanenin tam boşaldığından emin olmak için “çift işeme tekniği” uygulanabilir. İdrar bittikten sonra tuvaletten hemen çıkmayıp, birkaç dakika bekledikten sonra tekrar idrar yapmaya çalışmak, geride kalan idrarı boşaltmak için çok faydalıdır. Soğuk havalara ve üşütmeye karşı dikkatli olmak da önemlidir, çünkü soğuk hava mesane kaslarının istem dışı kasılmasına yol açarak şikayetleri şiddetlendirebilir.
Pelvik taban kaslarını güçlendiren, idrarı tutup bırakma mantığına dayanan özel egzersizleri günlük bir rutin haline getirmek, idrar kontrolünü artırır ve ani sıkışma hissiyle başa çıkmayı kolaylaştırır. Hareketsiz bir yaşam tarzından uzaklaşıp, her gün düzenli tempolu yürüyüşler yapmak pelvis bölgesindeki kan akışını düzenleyerek prostat ve mesane sağlığına doğrudan olumlu etki eder. Günlük yaşamda dikkat edilmesi ve uygulanması gereken pratik yaklaşımlar şunlardır:
- Pelvik taban egzersizleri
- Çift işeme tekniği
- Akşam sıvı kısıtlaması
- Düzenli yürüyüş
- Soğuktan korunma
İyi huylu prostat büyümesi yaşlanmanın doğal bir parçası olsa da modern tıbbın sunduğu geniş ilaç ve ileri teknoloji lazer cerrahisi seçenekleri sayesinde, hastaların sessizce katlanmak zorunda olduğu bir çile olmaktan çoktan çıkmıştır. Önemli olan vücudunuzun verdiği sinyalleri doğru okumak, düzenli kontrolleri aksatmamak ve size en uygun tedavi yöntemini belirlemek için bir uzmandan destek almaktan çekinmemektir.
