Cinsel sağlık, erkeğin genel damar, sinir ve hormonal sistemlerinin kusursuz çalışmasını yansıtan en temel yaşam kalitesi ve beden bütünlüğü göstergesidir. Modern üroloji ve androloji pratiğinde cinsel işlevler, sadece bölgesel bir durum olarak değil kişinin genel fiziksel ve psikolojik sağlığının merkezindeki anahtar bir unsur olarak kabul edilir. Güncel tedavi stratejileri, şikayetleri geçici olarak örtbas etmek yerine; doku yenileyici hücresel yöntemler mikrocerrahi teknikler ve ileri teknoloji onarım araçlarıyla sorunun gerçek kaynağına inerek kalıcı iyileşme sağlamayı amaçlar. Sağlıklı ve tatmin edici bir yaşam, bedenin bu doğal dengesinin doğru ve güvenilir tıbbi yaklaşımlarla korunmasına bağlıdır.

Prof. Dr. Berkan Reşorlu
Üroloji Uzmanı

1979 Ankara doğumlu Prof. Dr. Berkan Reşorlu, tıp eğitimini 1997-2003 yılları arasında Ankara Üniversitesi’nde, üroloji uzmanlığını ise 2003-2008 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlamıştır. Akademik olarak 2013 yılında doçent, 2022 yılında profesör ünvanı almıştır.

Endoskopik taş cerrahisi alanında geniş serili çalışmalara imza atmış, 1 yaş altı çocuklarda uygulanan cerrahileri literatüre kazandırmış, taş skorlama sistemi ve deneysel cerrahi modelleriyle uluslararası alanda kabul görmüştür.

WhatsApp ile İletişime Geç

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?

Sertleşme sorunu, tıbbi literatürdeki adıyla erektil disfonksiyon, tatmin edici bir cinsel birliktelik için gerekli olan penis sertliğinin sağlanamaması veya elde edilen sertliğin ilişki süresince korunamaması durumudur. Toplumda oldukça sık karşılaşılan bu tablo genellikle damarsal yapının bozulması, sinirsel iletimdeki aksaklıklar, hormonal dengesizlikler veya yoğun psikolojik stres faktörlerinin birbiriyle karmaşık bir şekilde etkileşime girmesi sonucunda ortaya çıkar. Penisin anatomik yapısı, içerisine kan dolarak şişen süngerimsi dokulardan oluşur. Beyinden gelen uyarılmalarla birlikte bu bölgedeki damarlar genişler, kan süngerimsi dokulara hücum eder ve dışarı çıkışı engellenerek sertlik elde edilir. Bu kusursuz mekanizmanın herhangi bir basamağındaki aksaklık, doğrudan sertleşme kalitesine yansır.

Güncel tıbbi yaklaşımlarda bu durum sadece cinsel yaşama ait izole bir problem olarak görülmez. Aslında penis, kalp ve damar sisteminin sağlığı hakkında çok önemli ve erken bir uyarıcı barometre görevi üstlenir. Penisi besleyen atardamarlar oldukça ince bir çapa sahiptir. Bu nedenle damar iç yüzeyini döşeyen endotel tabakasını bozan yüksek kolesterol, diyabet, kontrolsüz hipertansiyon veya uzun süreli sigara kullanımı gibi etkenler, büyük kalp damarlarından çok daha önce penil damarları tıkar. Yani sertleşme kalitesindeki azalma, gelecekte yaşanabilecek kardiyovasküler problemlerin yıllar öncesinden gelen ilk habercisi olabilir.

Sertleşme Sorunu Teşhisinde Hangi Testler Kullanılır?

Doğru ve kalıcı bir tedavi planlaması yapabilmek için öncelikle sorunun kökeninde yatan temel fizyolojik veya psikolojik nedenin net bir şekilde aydınlatılması gerekir. Kapsamlı bir hasta öyküsü dinlenerek yaşam tarzı, kullanılan ilaçlar ve beslenme alışkanlıkları detaylıca incelenir. Ardından klinik incelemelere geçilir.

Bu sürecin aydınlatılmasında klinik olarak başvurulan temel tanı araçları şunlardır:

  • Kan tahlilleri
  • Total testosteron ölçümü
  • Prolaktin seviyesi
  • Fizik muayene
  • Dijital rektal muayene
  • Penil Renkli Doppler Ultrasonografi
  • Nörolojik testler
  • Psikolojik değerlendirme anketleri

Özellikle Doppler ultrasonografi, damar yapısını incelemek için kritik bir öneme sahiptir. Özel vazoaktif ajanlar kullanılarak yapılan bu test sayesinde, penise giren kan akımının hızı ve içeride hapsolma kapasitesi milimetrik olarak ölçülebilir. Böylece sorunun atardamar yetmezliğinden mi yoksa toplardamar kaçağından mı kaynaklandığı kesin olarak saptanır.

Şok Dalga Tedavisi (Li-ESWT) Sertleşme Sorununda Nasıl Bir Etki Gösterir?

Düşük yoğunluklu şok dalga tedavisi, sertleşme sorununun temelinde yatan damar tahribatını kalıcı olarak onarmayı ve dokuyu gençleştirmeyi hedefleyen yenilikçi bir rejeneratif tedavi yöntemidir. Klasik ilaç tedavileri kan damarlarını sadece birkaç saatliğine genişleterek geçici bir çözüm sunarken, şok dalga tedavisi sorunu hücresel düzeyde çözer. Geçmiş yıllarda böbrek taşlarını kırmak için kullanılan yüksek enerjili ses dalgaları teknolojisi, günümüzde çok daha düşük enerjilerle ve dokuya hiçbir zarar vermeyecek şekilde modifiye edilerek cinsel sağlık alanına entegre edilmiştir.

Bu ses dalgalarının temel amacı, penis dokusundaki hücresel uyarı mekanizmalarını harekete geçirmektir. Dalgalar dokuya ulaştığında, vücut bunu mikroskobik düzeyde bir uyarılma olarak algılar ve o bölgeye doğal iyileşme faktörlerini gönderir. Bu biyolojik tepki, yeni kılcal damar oluşumunu başlatır ve penisteki kanlanma kapasitesini kalıcı olarak artırır. Sadece damar yapısını yenilemekle kalmaz, aynı zamanda o bölgedeki uykuda olan kök hücreleri de aktive ederek sertleşmeyi sağlayan düz kas hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur.

Şok Dalga Tedavisi (Li-ESWT) Uygulama Standartları Nelerdir?

Bu tedavi protokolü, hastanın klinik durumuna ve damarsal hasarın boyutuna göre özel olarak planlanır. İşlem sırasında penisin anatomik yapısındaki belirli noktalara özel bir başlık yardımıyla atımlar gerçekleştirilir. Hasta işlem sonrasında hiçbir kısıtlama olmaksızın normal günlük yaşantısına hemen dönebilir.

Bu yenilikçi hücresel onarım tedavisinin genel uygulama özellikleri şunlardır:

  • Düşük enerji seviyeleri
  • Anestezi gerektirmemesi
  • Ağrısız işlem süreci
  • Cerrahi kesi olmaması
  • Ortalama yirmi dakikalık seanslar
  • Altı seanslık planlamalar
  • On iki seanslık kürler
  • Ayakta tedavi imkanı

Tedavinin biyolojik olarak dokuyu yeniden yapılandırma süreci zaman alır. Bu nedenle kalıcı etkiler genellikle seanslar bittikten sonraki haftalarda gözlemlenmeye başlar ve doku iyileşmesi aylar içinde maksimum seviyeye ulaşır. Düzenli ilaç kullanmak istemeyen veya yan etkilerinden rahatsız olan bireyler için son derece konforlu bir seçenektir.

Penil Protez (Mutluluk Çubuğu) Hangi Durumlarda Tercih Edilir?

Gündelik yaşam tarzı değişiklikleri, ağızdan alınan medikal tedaviler, vakum cihazları veya şok dalga tedavisi gibi daha koruyucu ve yenileyici yöntemlerden istenilen düzeyde fayda görülememesi durumunda cerrahi çözümler devreye girer. Özellikle bu koruyucu tedavilere yanıt alınamayan hastalarda cinsel fonksiyonun tam anlamıyla geri kazandırılması için “altın standart” olarak kabul edilen yöntem penil protez cerrahisidir. Halk arasında “mutluluk çubuğu” olarak da bilinen bu cihazlar, sertleşmeyi sağlayan süngerimsi dokuların içerisine yerleştirilen ve kişiye dilediği zaman, dilediği süre boyunca ereksiyon olabilme imkanı sunan üst düzey tıbbi materyallerdir.

Özellikle uzun yıllar kontrolsüz kalmış ileri derece diyabet (şeker) hastalarında, damar yapısı tamamen kireçlenmiş bireylerde veya prostat kanseri gibi büyük pelvik cerrahiler sonrasında sinirleri zedelenmiş vakalarda doğal yollarla sertleşme elde etmek mümkün olmayabilir. Süngerimsi doku artık esnekliğini kaybederek fibrotik bir hal almıştır. Bu gibi terminal evre durumlarda penil protezler, kişinin psikolojik yükünü hafifleterek hem kendisine hem de partnerine son derece doğal, güvenilir ve kalıcı bir cinsel yaşam sunar.

Mutluluk Çubuğu Çeşitleri Nelerdir ve Seçim Nasıl Yapılır?

Biyomedikal mühendislik alanındaki gelişmelerle birlikte mutluluk çubukları hem mekanik dayanıklılık hem enfeksiyon direnci hem de estetik görünüm açısından olağanüstü bir aşama kaydetmiştir. Günümüzde kullanılan cihazlar, hastanın anatomik yapısına, günlük el becerisine, tıbbi geçmişine ve bireysel beklentilerine göre titizlikle seçilir. Bükülebilir modeller her an belli bir sertlikte olup el ile yönlendirilirken, şişirilebilir modeller sıvı transferi mantığıyla çalışarak tamamen doğal bir iniş ve kalkış hissi yaratır.

Cerrahi onarımda kullanılan temel protez türleri ve donanımları şunlardır:

  • Bükülebilir protezler
  • Yarı sert silindirler
  • Şişirilebilir hidrolik protezler
  • İki parçalı modeller
  • Üç parçalı modeller
  • Skrotal pompa mekanizması
  • İntraabdominal sıvı rezervuarı
  • Antibiyotik emdirilmiş kaplamalar

Ameliyat süreci, enfeksiyon riskini sıfıra indirmek amacıyla son derece katı sterilizasyon kuralları altında yürütülür. Protezlerin üzerindeki özel kaplama teknolojileri, vücudun cihazı reddetme ihtimalini ortadan kaldırır. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra dışarıdan bakıldığında kişinin böyle bir operasyon geçirdiği kesinlikle anlaşılamaz.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Varikosel Nedir ve Erkek Kısırlığına (İnfertilite) Nasıl Yol Açar?

Varikosel, testisleri saran ve kirli kanı kalbe doğru taşıyan toplardamar ağının (pampiniform pleksus) anormal derecede genişleyip, uzayıp kıvrımlı bir hal alması durumudur. Bacaklarda sıkça rastlanan varis probleminin, testis torbasındaki (skrotum) versiyonu olarak da tanımlanabilir. Genel erkek popülasyonunda yaygın olarak bulunmasına rağmen, çocuk sahibi olmakta güçlük çeken (infertil) erkeklerde çok daha yüksek oranlarda karşılaşılan ve mikrocerrahi ile düzeltilebilen en önemli kısırlık nedenidir.

Sağlıklı bir sperm üretimi için testislerin vücut iç sıcaklığından yaklaşık iki derece daha serin bir ortamda bulunması gerekir. Ancak varikosel geliştiğinde, genişlemiş toplardamarların içindeki küçük kapakçıklar işlevini yitirir. Bu durum yerçekiminin de etkisiyle kirli ve sıcak kanın testis torbasına doğru geriye kaçmasına neden olur. Artan kan göllenmesi ortam sıcaklığını yükseltir, dokuların oksijenlenmesini bozar ve böbrek üstü bezlerinden gelen bazı yıkım ürünlerinin testiste birikmesine yol açar. Artan oksidatif stres ve ısı, zaman içerisinde sperm üreten hücrelerin yapısını bozarak sperm sayısında düşüşe, hareket kabiliyetinde azalmaya ve şekilsel (morfolojik) bozukluklara sebep olur.

Varikosel Teşhisi Nasıl Konur ve Evreleri Nelerdir?

Çoğu zaman herhangi bir ağrı veya sızı yaratmadan sinsi bir şekilde ilerleyen bu durum bazen ayakta fazla kalındığında testislerde hissedilen künt bir çekilme hissi veya dolgunluk ile kendini belli edebilir. Kesin tanı, mutlaka sıcak bir muayene odasında, kişi ayaktayken ve karın içi basıncını artıracak ıkınma manevrası (Valsalva) yaptırılarak gerçekleştirilen detaylı bir fiziksel muayene ile konur. Gözle veya elle saptanamayan şüpheli durumlarda ise renkli ultrasonografi görüntülemeleri devreye girerek damar çapları ve kanın geriye kaçış hızı ölçülür.

Hastalığın klinik ağırlığını belirlemede kullanılan sınıflandırma basamakları şunlardır:

Subklinik varikosel

  • Evre bir
  • Evre iki
  • Evre üç

Evre arttıkça damarlardaki genişleme dışarıdan dahi gözle görülebilir hale gelir. Özellikle ergenlik döneminde fark edilen ve testis boyutunda küçülmeye (atrofi) neden olan vakalar, gelecekteki üreme kapasitesini korumak adına yakından takip edilmeli ve gerektiğinde hızla tedavi edilmelidir.

Varikosel Tedavisinde Mikrocerrahi Yöntemi Neden Önemlidir?

Her varikosel tablosu mutlaka cerrahi bir müdahale gerektirmez. Ancak sperm parametrelerinde kanıtlanmış bir bozulma varsa, testis boyutlarında küçülme başlamışsa veya kişinin günlük yaşam kalitesini bozan kronik bir ağrı söz konusuysa cerrahi tedavi planlanır. Günümüzde bu problemin tedavisinde altın standart olarak kabul edilen yöntem yüksek büyütmeli mikroskoplar altında gerçekleştirilen mikrocerrahi varikoselektomi operasyonudur.

Kasık bölgesinden yapılan çok küçük bir kesi ile damar paketine ulaşılır. Mikroskop kullanımı, cerraha alanı on beş kata kadar büyüterek görme imkanı sağlar. Bu olağanüstü hassasiyet; testisi besleyen hayati öneme sahip atardamarların (arterlerin) ve testis içi sıvı dengesini sağlayan çok ince lenfatik kanalların korunmasını garanti altına alır. Sadece genişlemiş ve fonksiyonunu yitirmiş hastalıklı toplardamarlar titizlikle bağlanarak iptal edilir. Atardamar yaralanması ve sıvı toplanması (hidrosel) gibi komplikasyon riskleri mikroskop sayesinde neredeyse tamamen ortadan kalkarken, hastalığın ilerleyen yıllarda tekrarlama (nüks) ihtimali de en düşük seviyelere çekilmiş olur. Hastalar operasyon sonrasında çok kısa bir sürede günlük aktivitelerine geri dönebilirler.

Peyronie Hastalığı ve Penis Eğriliği Nasıl Gelişir?

Penis eğrilikleri yapısal olarak doğuştan gelen (konjenital) veya ilerleyen yaşlarda sonradan ortaya çıkan (edinsel) durumlar olarak iki farklı başlıkta incelenir. Doğuştan gelen eğrilikler genellikle ergenlik döneminde hormonal değişimlerle birlikte penisin büyümesi sonucu fark edilir; bu durumda herhangi bir ağrı veya kireçlenmiş plak yoktur, sorun tamamen anatomik bir asimetriden kaynaklanır. Ancak yetişkinlik döneminde sonradan gelişen eğriliklerin en büyük sorumlusu Peyronie Hastalığıdır.

Peyronie hastalığı, penisin içindeki kanla dolan süngerimsi dokuları saran çok sağlam ve esnek kılıfın (tunika albuginea) üzerinde sert, fibrotik dokuların (halk arasındaki tabiriyle kireçlenmelerin) birikmesiyle karakterizedir. Cinsel ilişki sırasında oluşan ancak fark edilmeyen mikro travmaların anormal bir yara iyileşmesi süreci başlatmasıyla ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu sert plaklar, penisin esneme kapasitesini yok eder. Sonuç olarak ereksiyon sırasında penis, plağın bulunduğu yöne doğru bükülür, eğrilir veya kum saati benzeri boğumlanmalar yaşar. Hastalığın erken (akut) dönemi şiddetli ağrılarla geçerken, plak oluşumunun tamamlandığı geç (kronik) dönemde ağrı kaybolur ancak eğrilik kalıcı hale gelir ve sıklıkla sertleşme kayıpları da bu tabloya eşlik eder.

Penis Eğriliği Tedavisinde Hangi Yama (Greft) Materyalleri Kullanılır?

Hastalığın aktif olduğu ve ağrıların devam ettiği ilk aylarda cerrahi müdahaleden kesinlikle kaçınılır. Bu dönemde amaç plak gelişimini durdurmak ve ağrıyı kontrol altına almaktır. Ancak hastalık stabil evreye geçtiğinde ve eğrilik cinsel birleşmeyi fiziksel olarak zorlaştıran otuz derecenin üzerine çıktığında anatomik onarım cerrahileri planlanır. Eğriliğin çok şiddetli olduğu veya peniste belirgin bir boy kaybının yaşandığı karmaşık vakalarda, sadece penisin uzun tarafını kısaltarak düzleştirme işlemi yapmak yeterli olmaz. Bu gibi durumlarda hastalıklı plak bölgesi kesilerek açılır ve ortaya çıkan boşluk özel doku yamalarıyla (greft) kapatılarak penisin hem düzleşmesi hem de kısalmaması sağlanır.

İleri derece eğriliklerin cerrahi onarımında kullanılan başlıca biyolojik ve sentetik yamalar şunlardır:

  • Ağız içi mukozası
  • At kollajeni yamaları
  • Safen ven greftleri
  • İnsan perikard dokusu
  • Sentetik greft materyalleri

Kullanılan yamanın vücut ile hızlıca uyum sağlaması, esnekliğini koruması ve yeni damar oluşumuna izin vermesi operasyonun başarısını belirleyen en önemli faktörlerdir.

Erken Boşalma (Prematür Ejakülasyon) Nedir ve Neden Kaynaklanır?

Erken boşalma, bir erkeğin cinsel birleşme esnasında boşalma refleksi üzerinde yeterli kontrol mekanizmasını kuramaması ve genellikle vajinal birleşmeden hemen sonraki ilk birkaç dakika içerisinde, her iki partner de henüz tatmin olmadan eylemin sonlanması durumudur. Cinsel yaşamda ciddi bir stres, özgüven kaybı ve partnerler arası iletişim bozukluğuna yol açan bu durum toplumda en sık karşılaşılan cinsel işlev bozukluklarının başında gelir.

Bu durum kişinin ilk cinsel deneyimlerinden itibaren hayatı boyunca var olan (primer) yapısal bir durum olabileceği gibi, sonradan yaşamın belirli bir döneminde ortaya çıkan (sekonder) bir sorun da olabilir. Sonradan gelişen tabloların altında genellikle farklı tıbbi nedenler yatar. Örneğin kronik prostat bezi iltihaplanmaları (prostatit), tiroid bezinin aşırı çalışması veya sertleşmeyi kaybetme korkusuyla bedenin acele etmesine yol açan gizli bir erektil disfonksiyon erken boşalmanın temel tetikleyicileri olabilir. Boşalma refleksinin kontrolü beyindeki nörotransmitterler, özellikle de serotonin seviyeleri ile doğrudan ilişkilidir.

Tedaviler hakkında detaylı bilgi almak ve randevu oluşturmak için hemen bizimle iletişime geç!

Erken Boşalma Tedavisinde Hangi Yöntemler Kullanılır?

Başarılı bir tedavi planlaması için öncelikle altta yatan başka bir enfeksiyon veya hormonal bozukluk olup olmadığı araştırılır. Eğer böyle bir ikincil neden saptanırsa önce o tedavi edilir. Doğrudan erken boşalma tanısı konan hastalarda ise refleksin süresini uzatmak ve beyindeki serotonin mekanizmasını düzenlemek amacıyla çeşitli yaklaşımlar aynı anda veya sırayla uygulanır.

Klinik pratikte boşalma süresini uzatmak amacıyla uygulanan başlıca tedavi araçları şunlardır:

  • Serotonin geri alım inhibitörleri
  • Dapoksetin etken maddesi
  • Lokal anestezik kremler
  • Geciktirici spreyler
  • Dur başla tekniği
  • Sıkma egzersizleri
  • Davranışsal terapiler

İlişki öncesi kullanılan spesifik medikal tedaviler, refleksin kontrolünü kişiye geri verirken, yüzeyel uygulanan lokal tedaviler ciltteki aşırı duyarlılığı törpüler. Davranışsal egzersizler ise bireyin kendi vücudunun uyarılma sınırlarını keşfetmesine ve bu sınırı zihinsel olarak yönetebilmesine olanak tanır.

Penis Büyütme ve Estetik İşlemlerinde Hangi Yöntemler Uygulanır?

Fiziksel görünümle ilgili duyulan yoğun kaygılar ve özgüven problemleri, günümüzde androloji kliniklerine başvuru nedenleri arasında giderek artan bir yer tutmaktadır. Ancak bu noktada tıbbi gerçekliklerle estetik beklentilerin doğru bir zeminde buluşturulması şarttır. Tıbbi literatürde sadece belirli bir uzunluğun altında kalan (ereksiyon halinde yedi santimetrenin altı) durumlar “mikropenis” olarak adlandırılır ve kesin cerrahi gereklilik arz eder. Bunun dışındaki uzatma ve kalınlaştırma talepleri, bireyin tamamen kendi vücut algısını iyileştirmeye yönelik estetik girişimler kapsamında değerlendirilir.

Operasyonlar genellikle uzunluk artışı ve çap genişletilmesi olarak iki temel amaca hizmet eder. Uzunluk artışı sağlamak için, penisi leğen kemiğine içeriden bağlayan asıcı bağlar (suspansuar ligamentler) cerrahi olarak gevşetilir veya serbestleştirilir. Bu sayede penisin iç kısımdaki gövdesinin bir miktar dışarı çıkması sağlanır; ancak bu artış çoğunlukla ereksiyon halinden ziyade gevşek durumdaki uzunluğa etki eder. Kalınlaştırma işlemlerinde ise kişinin kendi karın veya bacak bölgesinden özel kanüllerle alınan yağ dokusu, belirli filtrasyon işlemlerinden geçirildikten sonra penisin cilt altı dokusuna homojen bir şekilde enjekte edilir. İşlem sonrasında dokunun doğru şekillenmesi ve bağların tekrar eski yerine yapışmaması için haftalar süren özel fiziksel egzersizlerin harfiyen yerine getirilmesi operasyonun nihai başarısı için zorunludur.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) ve HPV Nasıl Bulaşır?

Cinsel sağlık yelpazesinin en kritik ayaklarından biri de cinsel temas yoluyla kişiden kişiye aktarılan mikroorganizmalardır. Bu enfeksiyonların en tehlikeli yanı enfekte olmuş bireylerin çok büyük bir kısmında hiçbir belirgin akıntı, kaşıntı, yara veya ağrı gibi semptom yaratmadan son derece sinsi bir şekilde ilerleyebilmesidir. Bu sessiz taşıyıcılık durumu patojenlerin partnerler arasında hızla ve fark edilmeden yayılmasına neden olur. Tedavi edilmeyen kronik enfeksiyonlar ilerleyen süreçte üreme yollarında kalıcı tıkanıklıklara ve kısırlığa kadar giden ciddi tablolara zemin hazırlayabilir.

Günümüzde en sık karşılaşılan viral etkenlerin başında İnsan Papilloma Virüsü (HPV) gelmektedir. Temel olarak ciltten cilde mikro sürtünmeler yoluyla bulaşan bu virüsün yüzlerce farklı alt tipi bulunur. Bazı tipler sadece estetik sorunlar yaratan siğillere neden olurken, yüksek riskli olarak sınıflandırılan tipler hücresel yapıyı bozarak uzun vadede çeşitli kanser türlerinin gelişimine öncülük edebilir.

Multiplex PCR Testi ile Hangi Enfeksiyonlar Taranabilir?

Geçmiş yıllarda sıklıkla kullanılan klasik kültür veya sürüntü testleri, bazı inatçı bakteri ve virüsleri tespit etmekte oldukça yetersiz kalabiliyordu. Üstelik hastanın o esnada antibiyotik kullanıyor olması test sonuçlarını yanıltabiliyordu. Modern tıp pratiğinde ise enfeksiyonların teşhisinde en güvenilir, en hızlı ve en hassas yöntem olan moleküler DNA taramaları, yani Multiplex PCR teknolojileri kullanılmaktadır.

Bu gelişmiş moleküler panel aracılığıyla tek bir örnekten saptanabilen başlıca patojenler şunlardır:

  • Klamidya
  • Bel soğukluğu
  • Mikoplazma
  • Üreaplazma
  • Uçuk virüsleri
  • Frengi
  • Trikomonas
  • Gardnerella

PCR teknolojisi doğrudan mikroorganizmanın genetik şifresini (DNA’sını) aradığı için sonuçlar olağanüstü derecede kesindir ve hiçbir semptom göstermeyen sessiz vakaların aydınlatılmasında hayat kurtarıcı bir role sahiptir.

Blog Yazıları

Gece Altını Islatma Kaç Yaşa Kadar Normal Kabul Edilir?

Çocuklarda gece altını ıslatma, birçok ailenin [...]

Devamını Oku
MR Füzyon Biyopsi ile Klasik Biyopsi Arasındaki Farklar

Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen [...]

Devamını Oku
Erkeklerde Tekrarlayan İdrar Yolu Enfeksiyonu Ne Anlama Gelir?

Erkeklerde tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu, çoğu [...]

Devamını Oku
Sertleşme Sorununda En Etkili Tedavi Yöntemleri

Sertleşme sorununda en etkili tedavi yöntemleri [...]

Devamını Oku
Penis Eğriliğinin Tedavisi Cinsel Hayatı Etkiler mi?

Penis eğriliği, tıbbi adıyla penil deviasyon, [...]

Devamını Oku
Penis Büyütme Yöntemleri Nelerdir?

Penis büyütme yöntemleri, erkeklerin hem fiziksel [...]

Devamını Oku
Erkeklerde Sık İdrara Çıkma

Erkeklerde sık idrara çıkma, genellikle basit [...]

Devamını Oku
Cinsel İsteksizlik Tedavi Edilebilir Mi?

Cinsel isteksizlik, modern yaşamın sessizce yayılan [...]

Devamını Oku